- 2008 yılının Ekim ayında Öcalan’a
yapılan fiziki müdahale Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) götürüldü.
Öcalan’ın avukatlarının AİHM’e yaptığı başvuruda Türkiye’nin tarafsız mahkeme ve
yaşam hakkı ile işkence ve ayrımcılık yasağını ihlal ettiği vurgulandı.
Ekim 2008’de PKK lideri Abdullah Öcalan’ın maruz kaldığı fiziki müdahale tüm iç
hukuki sürecin tamamlanmasının ardından AİHM’e taşındı. Öcalan’ın avukatları
İrfan Dündar, Hatice Korkut, Emran Emekçi, İbrahim Bilmez, Ömer Güneş, Cengiz
Çiçek ve Faik Özgür Erol tarafından AİHM’e yapılan müracaatta Öcalan’ın
Türkiye’ye getirildiği 16 Şubat 1999 yılından 17 Kasım 2009 tarihine kadar 13
metrekarelik bir alanda yaşamaya zorlandığı, günün 22-23 saatini banyo-wc dahil
tek katlı bu hücrede geçirdiği, günde yine çoğunlukla bir saat yaklaşık 45
metrekarelik 4 tarafı yüksek duvarlarla çevrili ve üstü tel bir elekle
kapatılmış bir alanda havalandırmaya çıkarıldığı kaydedildi. Öcalan’ın aile
bireyleri ile ancak cam ardından görüşebildiği, 1 Haziran 2005 sonrasında tüm
vekil-müvekkil görüşmelerinin dinlendiği ve kayıt altına alındığı ifade edilen
müracaatta, Öcalan’ın başlı başına bir hak ihlali teşkil eden bu infaz sistemi
uygulamalarının yanı sıra spesifik olarak da hak ihlalleri ile karşı karşıya
kaldığı vurgulandı.
HÜCRESİ DAĞITILDI
Müracaatta, 15 Ekim 2008
tarihinde İmralı Tek Kişilik Kapalı Cezaevi’nde Öcalan’la yapılan görüşmede
Öcalan’ın tutulduğu hücreyi aramak bahanesi ile hücreye giren cezaevi
personelinin odayı kasıtlı olarak dağıttığını ve kendisine de hücre dışına
çıkaran cezaevi personeli tarafından fiziki müdahalede bulunulduğunu, şifahen
taciz edilerek, ölümle tehdit edildiğini söylediği belirtildi. Öcalan’ın 2008
yılı içinde ayrıca elli günlük hücre hapsi cezaları ile karşı karşıya
bırakıldığı, üç ayrı disiplin soruşturması nedeniyle ikisi yirmi gün biri on
günlük olmak üzere toplam elli günlük hücre hapsi cezası aldığı, kaydedilen AİHM
başvurusunda, 2 Temmuz 2008 tarihli avukat görüşünde Öcalan’ın saçlarınının
isteğinin dışında kestirildiğini söylediği belirtildi.
CEZAEVİ PERSONELİ
DEĞİŞTİRİLDİ
Fiziki müdahaleden sonra yetkililerin olayı amatör bir
yaklaşımla ört bas etme tutumu sergiledikleri ifade edilen AİHM başvurusunda,
dönemin Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in “İnceleme yaptırdım. Bir kötü muamele
meydana gelmiş değil” şeklinde demeç verdiği, ancak Öcalan’ın şikâyetlerinin
tespit dahi edilmediğinin ortaya çıktığı kaydedildi. Tartışmalar sürerken
İmralı’da görevli personelin değiştirildiği ifade edilen başvuruda, “Adalet
Bakanlığı’nın olayın daha başında alelacele yalanlama yoluna gitmesi ardından
olay sırasında görevli personeli değiştirme yoluna gitmesi hem soruşturma
sürecini etkileyerek sorumluları açığa çıkaran bir yaklaşımın gösterilmemesine
hem de bu olaya ilişkin yaptığımız tüm hukuki başvurularımızın sonuçsuz
kalmasına yol açmıştır” denildi.
SUÇ DUYURUSU YAPILDI
- AİHM
başvurusunda, fiziki müdahaleden sonra Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına İmralı
Kapalı Cezaevi Müdürleri ve arama esnasında ilgili fiilleri işleyen cezaevi
personeli hakkında işkence ve kötü muamele, hakaret, ölümle tehdit suçlarından
suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi. Başvuruda Adalet Bakanlığına da cezaevi
koşulları hakkında gerekli incelemelerin yapılarak önlemlerin alınması ve
sorumlular hakkında adli ve idari işlem başlatılması talebi iletildiği
kaydedildi. Fiziki müdahale sonrası Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığına suç
duyurusu yapıldığı ancak savcılık tarafından “Kovuşturmaya yer olmadığı” kararı
verildiği hatırlatılan müracaatta, karara 17 Kasım 2008 tarihinde Yalova Ağır
Ceza Mahkemesine itiraz edildiği, ancak mahkemenin 31 Temmuz 2009 tarihinde
itirazın reddine karar verdiği belirtildi. AİHM başvurusunda Adalet Bakanlığı
Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü’nün görevli personel hakkında idari
soruşturma başlattığı ancak soruşturma sürecine başvurucu ve vekillerinin hiçbir
şekilde dâhil edilmediği, soruşturmanın tek taraflı yürütüldüğü vurgulandı.
Müracaatta, “Sadece “infaz koruma memurlarının atılı suçlamaları kabul
etmedikleri” gerekçesiyle yetinen İmralı Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu Müdürlüğü Disiplin Amirliği 06.11.2008 tarih ve 2008/3 sayılı kararı ile
ilgililer hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığı sonucuna varmıştır”
denildi.
5 MADDE İHLAL EDİLDİ
AİHM başvurusunda fiziki müdahale
ile AİHS’in işkence yasağını düzenleyen 3. maddesi ile hücre arama koşullarını
düzenleyen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin üye devletlere Avrupa Cezaevi
Kuralları hakkında (2006) 2 nolu Tavsiye Kararı’nın ihlal edildiği belirtilerek,
“Bu uygulamanın, işkence ve kötü muamele olduğu tartışmasızdır. Başvurucuya
karşı sergilenen fiil, Türk Ceza Kanununda düzenlenen işkence ve kötü muamele
kapsamında insanlık dışı bir fiildir. İmralı Cezaevi’nin başvurucu için güvenli
bir mekân olmadığı daha da iyi anlaşılmaktadır” denildi. Öcalan’ın AİHM
başvurusunda ayrıca AİHS’in bağımsız ve tarafsız mahkeme hakkını düzenleyen 6-1,
etkili hukuki başvuru hakkı tanıyan 13, yaşam hakkını düzenleyen 2, ayrımcılık
yasağını düzenleyen 14’üncü maddelerinin ihlal edildiği vurgulandı.