BRÜKSEL - Belçika De Standaard gazetesi,
Belçika polisinin 4 Mart günü Kürt kurumlarına yönelik düzenlediği baskının
Brüksel’de yaşayan Kürt ve Türkler arasında gerginliğin artmasına neden olduğunu
yazdı.
“Belçika Kürdistan’ında gerginlik” başlıklı Lieven Sioen imzalı haberde, “Kürt
yanlısı kurumlar aktivist mi yoksa terörist mi?” sorusuna cevap aranıyor.
Baskından bir hafta sonra Roj Tv stüdyolarında, “hayal kırıklığı”, “kızgınlık”
ve “mücadele” azminin hakim olduğu kaydedilen haberde, stüdyoların birinde bağış
için canlı yayın yapılırken, büro kısmında çalışanların yardımda bulunmak
isteyenl,erin telefonlarını yanıtladıkları belirtilerek, “Buna karşı redaksiyon
salonu oldukça sesiz. Masaların altında bunun nedenini görüyorum: tüm
bilgisayarlara el konulmuş” denildi.
GÜNBAT: BİZİ SUSTURMAK
İSTİYORLARDI
Gazeteye konuşan televizyon çalışanlarından gazeteci Mazhar
Günbat, “Bizi susturmak istiyorlardı. Ancak şimdiden bunda başarısız oldular.
Hemen bir canlı yayın aracı kiraladık. Aramalardan birkaç saat sonra yeniden
yayındaydık. Ve bugünkü yayınla Roj NV’nin (Roj Tv’ye program üreten şirket)
paralarının gerçekten nereden geldiğini göstermek istiyoruz. Haraç ve kriminal
aktivitelerden değil, dünyanın dört bir yanında, Roj Tv’yi Kürdistan’daki
gelişmeler konusunda Kürt bakış açısıyla kendilerini bilgilendiren tek kanal
olarak gördükleri için bize gönüllü bağışta bulunan Kürtlerden geldiğini
göstermek istiyoruz” dedi.
UZUN: AMAÇ KÜRTLERİ TERÖRİZE
ETMEK
Takibe alınan Kürt örgütleri ile sempatizanlarının operasyonun Türk
hükümeti ile gerçekleştirilmiş siyasal bir eylem olduğu konusunda net oldukları
belirtilen haberde, baskınların yapıldığı yerlerden birinin KNK olduğuna dikkat
çekildi. Haberde KNK sözcüsü Adem Uzun’un açıklamalarına da yer verildi.
Operasyonun amacının Kürtleri terörize etmek olduğunu belirten Uzun, “Kürtleri
daha da marjinal etmek mi istiyorlar? Tek alternatifin silahlı mücadele olduğu
sinyalini mi verilmeye çalışılıyor?” diye sordu.
Federal savcılığın
Türkiye’nin girişimlerinin sonucu yönlendirildikleri söylemlerine dokunulmuş
şekilde yanıt verdiğini kaydeden gazete, savcılıktan bir kaynağın, “Bu
soruşturma tamamen kendi inisiyatifimiz sonucudur” iddiasına yer verdi. Aynı
kaynak, baskınlarda Türk polislerinin de yer aldığını reddederek, daha önce
basın toplantısında PKK’ye yönelik ileri sürülen iddiaları tekrarladı.
ŞİDDETLİ TEPKİLER
“Dava’nın ne kadar yerinde olup olmadığı, ve
siyasal eylem ile kriminel aktivite arasındaki ince bağın nerede bulunduğu
mahkemede netleşecek” diyen gazete her halükarda ince bağın Belçika’daki “Kürt
ve Türk milliyetçileri arasında şiddetli tepkilere, bazen de şiddetli
çatışmalara neden olduğu”nu ifade etti.
Haberde, PKK’nin 2007 yılında
askeri bir konvoya düzenlediği saldırı ardından, Türk gençlerinin Brüksel’in
Sint-Yoost-Ten-Node semtinde sokaklara dökülerek polisle çatıştıkları, bir Kürt
müzik dükkanını tahrip ettikleri belirtildi. Bunun, Türk milliyetçilerinin
saldırılarına hedef olduklarının ilki olmadığını belirten Brüksel Kürt Enstitüsü
Başkanı Derviş Ferho, “Bizim merkezimizde yakıldı. Türkiye’de her gerginlik
olduğunda, Türk aşırılar Kürtler karşı kışkırtılıyorlar” dedi.
Haberde,
“Bunu kimin tam olarak yaptığı, net değildir” denilerek, Sint-Joost semtinde
Türk geçlerini PKK’ye karşı eylem yapma SMS mesajlarının yine dolaştığı ve Kürt
derneklerine göre bunun arkasında Bozkurtların olduğu belirtildi.
IRKÇI
TÜRK FEDERASYONUNUN TEHDİDİ
Kendilerinin MHP ile ideolojik bağları
olduğunu söyleyen Belçika Türk Federasyonu Başkanı Mithat Öztürk, Kürtlere karşı
saldırıların arkasında oldukları yönündeki iddiaları reddederek, faşist olmakla
itham edildikleri için devletten yardım alamamaktan şikayet ediyor.
Belçika’nın değişik dillerden oluşan modelini Türkiye için uygun
görmeyen Özgürk, Türk devletinin “tek”lerini sıralayarak, Kürtlerin otonomi
taleplerine her hangi bir tavizde bulunmanın Türkiye devletinin yıkılmasının
kapısını açacağını ileri sürdü. Özgürk, “Ancak yıkılacak olan Türkiye olmayacak”
diyerek Kürtleri tehdit etmekten geri durmadı.
Türk federasyonu gibi
derneklerin Türk toplumu arasında milliyetçi duyguları canlı tutuğuna dikkat
çekilen haberde, Roj TV çalışanlarından Özcan’ın, “ Geçmişimle gurur duymam
gerektiği düşüncesiyle büyüdüm. Ancak bir gün okul arkadaşlarıma Kürdüm
dediğimde her şey değişti. Sanki birden terörist dostu etiketini taşıyordum”
dedi.
ÖZGÜDEN: TÜRK DEVLETİ MİLLİYETÇİLİĞİ TEŞVİK EDİYOR
İnfo
Türk sahibi gazeteci Doğan Özgüden, Türk devletinin milliyetçiliği teşvik
ettiğini söyledi. Ermeni soykırımının tarihsel bir gerçek olduğunu, bundan
dolayı da Kürt, Asuri ve Ermeni azınlıkların haklı olarak hakları için mücadele
verdiklerini belirten Özgüden, “1980 darbesi ardından ordu Kürtlere karşı
acımasız saldırı başlattı. PKK’yi yaratan o şiddetle bastırmadır” dedi. Darbe
ardından Kürt siyasi mültecilerin Belçika’nın yolunu tutarak burada bulunan Kürt
göçmen işçilere katılmaya başladıklarını belirten Özgüden, “Siyasal
duyarlılıkları gelişti. Kendilerini örgütlemeye başladılar ve Belçika’nın barış
içinde bir arada yaşayan iki halklı modelinden ilham aldılar” diye konuştu.
Türk derneklerinin çoğunun iki eğilimden oluştuğunu ve bunların sağ
milliyetçi MHP ile dinci milliyetçi Milli Görüş olduğunu belirten Özgüden, “Türk
hükümeti Avrupa’da güçlü Türk yanlısı bir lobiyi oluşturmak için bunları teşvik
ediyor” ifadelerini kullandı.
Özgüden, askeri cuntanın, diasporadaki
muhalefete denge oluşturmak ve Türk çıkarlarını korumak için, 1984’ten sonra
Türklerin bulundukları ülkelerin vatandaşı olmalarını siyasal hayatına
katılmalarını desteklediğini söyledi.
Gazeteye konuşan Brüksel Türk
elçiliği yetkilileri ise, tüm Kürt kurumlarını, Türk devletinin bilinen
suçlamaları ile itham ederek, Belçika’yı Kürt derneklerine fazla hareket sahası
sunmakla suçladı.
“PKK’Yİ DESTEKLEME BİR REALİTEDİR”
Gazeteci
Mazhar Günbat, “Biz Kürt halkının sesi olduğumuzu söylüyoruz. İzleyicilerimizin
çoğunun PKK’yi destekledikleri bir realitedir. Buna gözümüzü yumarsak,
inandırıcılığımızı kaybederiz” dedi.
Benzer sesin Kürt Enstitüsünde de
dillendirildiğini kaydeden gazete, Derviş Ferho’nun, “Biz PKK’yi, diyalog için
fazla bir alan bırakılmadığı için silaha sarılan kurtuluş hareketi olarak
görmeye devam ediyoruz” sözlerini aktardı.
Baba ve annesi hiç
aydınlatılmamış koşullarda birkaç yıl önce öldürülen Ferho, “Eğer polis
soruşturmasında suç işlendiğini gösteren deliller ortaya çıkarsa bunu mahkum
edecek ilk kişi ben olurum. Ama bizden PKK’yi mahkum etmemizi beklemeyin, çünkü
biz o zaman milyonlarca Kürtlerin gözlerinin içine bakamayız” şeklinde
konuştu.
ANF