|
|
Guestbook
| Thank you for stopping by my site. Here you can leave your mark. |
 |
|
Total Records: 29 Records Viewed Per Page: 15
|
|
| rotinda2121 |
Monday, November 09 2009 21:36 #29 |
|
|
slm ben rotinda bugün üye oldum radyonuzu severek dinliyordum ama şimdi kapatılmış nerden ve nasıl dinleyeceğimi bilmiyorum bana yardımcı olursanız sevinirim ben amedden katılıyorum
|
|
 |
| gulan |
Saturday, August 15 2009 17:30 #28 |
|
|
DİRİLİŞ BAYRAMI OLAN 15 AĞUSTOS ATILIMININ 25. YILDÖNÜMÜ TÜM KÜRT HALKINA KUTLU OLSUN..!! SONUNA,SONSUZA VE SONUNCUMUZA KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEKTİR..! YA ONURLU BİR BARIŞ;YA DA GÖRKEMLİ BİR DİRENİŞ::!!! |
|
 |
| gulan |
Saturday, August 08 2009 13:14 #27 |
|
|
YÜZYILLARDIR KÜSMÜŞÜZ TÜM GÜZELLİKLERE KÜSLÜK YAKIŞMIYOR BİZE.... KENDİ TOPRAĞIMIZDA HEP MÜLTECİ KALMIŞIZ BOYUN EĞMEK YAKIŞMIYOR BİZE... EN KARANLIK PUSULARDA KAYBETMİŞİZ UMUTLARIMIZI UMUTSUZLUK YAKIŞMIYOR BİZE... ÖLÜMLERDE HEP BAŞROLÜ BİZ ALMIŞIZ ARTIK ÖLÜM BİLE YAKIŞMIYOR BİZE.....!!!! BÜYÜK AMAÇ UĞRUNA ÖLMEK; HER ZAMAN YAŞAMAKTIR...!!
|
|
 |
| gulan |
Saturday, August 08 2009 13:04 #26 |
|
|
MERHABA ARKADAŞLAR. ARANIZA YENİ KATILDIM. VE BU SİTEYİ ÇOK BEĞENDİM.EMEĞİNİZE,YÜREĞİNİZE SAĞLIK.UMARIM GÜZEL PAYLAŞIMLARIMIZ OLACAK..BU SİTEDE YER ALAN BÜTÜN HEWALLERİ SAYGI VE SEVGİ İLE YÜREKTEN SELAMLIYORUM....!!
|
|
 |
| L o R i N |
Tuesday, May 05 2009 21:49 #25 |
|
|
Benim adim Berfin babam adimi Berfin koymus yani karcicegi, yani kardelen karcicegi gibi inatci karcicegi gibi direngen ve asla MAT edilmeyen Ben bir kurd kizi kurdistanli adim gibi inatci adim gibi direngen vede savasci Doga nin dahi MAT edemedigini cellatlarmi edecek adim berfin yani karcicegi yani kardelen inantci ve direngen Doğduğunda gözünü Toprak dama yağan yağmurun Damdan sızan damlaları arasında açtı Yanında annesi umutla Ebe kadınsa acıyla bakıyordu O ise doğduğu andan itibaren ağlıyordu Gün geçtikçe ağlIyordu Artık yağmur yoktu ve kar yağıyordu Babası altıncı kızdan sonra Oğlan umuduyla doğan Bu kız çocuğuna; karla beraber Ve kaderine sitemle BERFİN adını koyuyordu Berfincik büyüyordu Gözleri ışıl ışıl yanıyordu Haşarımı haşarıydı Bir o kadar tatlıydı Günlerden bir gün Ağlıyordu yatakta Gözyaşları süzgün Annesi üzgündü Hastaydı berfincik Hastalığı çicek Sanki hiç geçmeyecek Eeee bu kız ne zaman doktora gidecek Doktor yokki gidecek Artık berfincik yaşlı kadının ilacıyla iyiyleşirse İyileşecek! İyileşti.... Ve büyüdü berfincik Okul çağı gelmişti artık Çobanlık yapmayacaktı artık Sınıfa girince Yeni bir dünyaya girdi kendince Kuzucukları ağıla sığdırmaya çalıştığı gibi Kalabalıktı Sanki bir çocuk mahşeriydi Ama yinede seviyordu sınıfını Söz hakkı vardı en azından Adam yerine konuyordu Bundan gelen azimle okulunu seviyordu Evindeyse çalışmaya çalışıyordu Beş yıl öylece geçti Ortayı okumak isterken Bunun için hergece dua ederken Babası reddetti Okul onun için bitti derken Sekiz yıl zorunlu dendi Bu onun kabul olan tek dileğiydi Orta okulda sınıf birincisiydi Ögretmenin gözdesiydi Ama yıllar yine geçiyordu Berfin daha okumak Televizyonda gördüğü yerleri gezmek İnsanlar tanımak Başarılı bir iş kadını olmak istiyordu Neden olmasındı Niye olmasındı İşte bunları orta üçün sonunda anladı Ona babasından gelen red cevabı Karıştırdı hesapları Söndü hayalleri Bitti.... Buraya kadarmış Berfinin ümitleri Okuldan iki sene sonra Dayandı kapıya isteyenleri Oda ablaları gibi gidiyordu Ama istemiyordu..... İsteyenleri.... Dinlemiyordu.... Babası dinlemiyordu Gidiyordu Berfin Berfin evleniyordu ...... Ve kader ŞAH diyordu
|
|
 |
| baran_-- |
Wednesday, April 01 2009 07:08 #24 |
|
|
heval zilann bu siteye bakiyorsan neden radiyoya gelmiyorsun acaba merak etim
|
|
 |
| Hetman Omeri |
Thursday, March 05 2009 23:31 #23 |
|
|
Bir gün tutar bir can eriði çiçeðini sunar bahara. Bir tutam serinlik, yürekte buðulanan sicaklik!…. Ve konar gözlerime bir öpücük gibi kuþlarin sevinci bahar. Oksar bir annenin parmaklari gibi usulca saçlarimizi seher yeli. Bir tutam gün iþiði dolar içime, bir tutam sevinç çigligi. Eey KürdistanNe zaman bahar gelse sevincim tasar kirlara, gerilla umudu kucaklar bir yanimda; bir yanim da kuþlar, çiçekler, kelebekler sevinci yasar. Aydinlik gelir dört bir tarafa, gürül gürül akar Fýrat Dicle munzur. Bir dað pinari herekol daðýnda hayat kaynar kanimda, yüregimde tomurcuk tomurcuk fiþkirir aþk; Alip götürür duygularimi uzak daðlarin ötesine, serin serin esen rüzgarlar… Eeyy Kürdistan sana kavuþmak için uçmaya hazýr bir kartal gibiyim. Sen bu daðlarin sevda türküsüsün bahar gözlüm, denizlerin mavisi, bulutlarin beyazi. Çatlamiþ topragin baðrina düþen bir damla su gibisin. Ne zaman bahar gelse, Cudi Cilo Herekol’da renga renk çiçeklerler açar. Gülü beybunlar kokar hertaraf kuþlar uçuþur, böcekler halaya tutunur. yagmur çiçek açar sesin gökyüzünde. Ben sonbaharin yorgun yanik türküsüyüm oysa, sariya çalar rengim, rüzgarlar estikçe savurur yapraklarimi uzak diyarlara. Sen gülüþünde baharin ilk sevincini, gözlerinde göðün uçuk mavisini tasiyorsun; Baharin kokusudur yeryüzüne daðilan temiz nefesin. Yaþamak bir su gibi berrak yüzünün aydinliginda, bir gerilla türküsü gibi içli ve hilesiz… Ben seni ozanca sevdim deðerli, halkým sular gibi temiz, bir rüzgar gülü gibi hilesiz. Mehtabin güzelliði, yildizlarin iþiltisisin sen karli daglarda, rüzgarlarin solugu, günesin dostlugusun. Umut, aþk ve alin terisin ak alinlarda. Topraðim ekilen tohum, bahara söylenen türküdür Kürtçe dilin. Ceylan gözlerin sevinci, dudaklarin isliðisin türkülü irmaklarda. Acilar içinde de olsam yaþami çilginca sevdim. Çilginca sevdim Cudi Cilo Besta Herekol daðlari, ormanlari, vadileri gerilla günesin, çocuklari. En çok’da sizleri sevdim yiðit kahraman fedekar gerillam. Ya sizleri hiç unutur’muyum çilekeþ cefakar fedekar þehit annalarý ve sizler bariþ anneleri sizler herdem ellerinden öplecek insanlarsýnýz. Gerilla türküleri kederlidir nazlim, gerilla türküleri dertli, gerilla türküleri acilýdýr.. Gitme, bir güvercin siçakligi gibi kal yüreðimde, Eey þehidim Ben ki sevdami daðlara bir çiçek gibi göðsümüm üstünde taþidim hep, namusumun akinda. Ne zaman gözlerine baksa sizleri unutsam namert olayým þehidim. Beyaz beyaz güvercinler kanat çirpar mavilere; Bu sevdayi alip gitme benden, alip gitme buralardan, gözleri türkülü kuþum . Ýçimdeki bahari öldürüp gitme. Kimsiz, kimsesiz kalir türkülerim. Körpe bir dal gibi koparma sevinçlerimi yüregimden. Gitme figan düþer denizlere sular çekilir yaðmur yaðmaz vahalardan kirpiklerime bir rüzgar hiçkirir tenhada, bir dal kirilir boynunu büker sabah kervanlari kelebekler ölür Eeeyyy þehidim daha halay’a tutanacaktýk. Ellerimi uzatsam seni tutar gibiyim, özgürlük çok yakýnýmda Özgürlüðe bu kadar yakýn olamamiþtýk. Kavuþmaya az kaldi Eeeyy Kürdistan dayan dayan:!!! DAYAN DAAYYYAAAAAAAN EEEYYY KÜRDÝSTAN
|
|
 |
| hewal1 |
Friday, January 16 2009 20:56 #22 |
|
|
slm arkadaşlar bende aranıza yeni katılmanın sevinci içindeyim |
|
 |
| Cawres36 |
Wednesday, January 14 2009 14:01 #21 |
|
|
kurdistanstan devletimdir,sanli bayragi serefimdir ugruna can vermek en buyuk emelimdir basimla yolundayim,yuregimle bagrindayim yilmadan davamdayim,ben sana sevdaliyim sevdamsin kurdistan sehitler diyari,gonuller sultanisin ozgurlugune ucan kuslarin kanadisin sen benim basimin tacisin daglarin eteginde,yureklerin zirvesinde,sin sen benim icimin icindesin ey guzeller guzeli kurdistan sen benim memleketimsin
|
|
 |
| Luristan |
Tuesday, November 25 2008 15:23 #20 |
|
|
masallah bütün sairlerimiz burada toplanmis, yüreginize saxlik cok güzel siirler bunlar.
|
|
 |
| derya_deniz |
Wednesday, July 02 2008 22:59 #19 |
|
|
Kadınlar bekleşiyor bu akşam maden ocağının başında dehşetten kalpleri ha durdu ha duracak kirli gökyüzünde hortlaklar gibî bakan çarklara dikmişler gözlerini altında esir hayatı yaşanan ölü sessizliğindeki çarklara kaderin sessiz çarklarına. Fırtınadan kaçıp sığınmış koyunlar gibi toplanmışlar küme küme dururlar kımıldamadan dururlar sessiz soluksuz. uyaklar altındaki kuyularda az önce kayalıklar arasındaki kömür damarlarında yanan ue parlayan gaz birdenbire ölüm saçtı dört bir gana. Gece kapkara gece soğuk. Vağmur yağıyor sis içinde. fit kılar. üstleri başları sırılsıklam çukur, sıska yanakları mosmor kadınlar bekleşiyor. Bir mucize kurtarır onları kurtarsa kurtarsa böyle geldiydi kadınlara haber. (İma kadınlar dönmeyecekler yunalarına kadınlar ocaklarının başına dönmeyecekler. Bekleyecekler şafak sökene dek başlayıncaya dek dönmeye çarklar yeniden getirilinceye dek sedyeler için buraya sendikleri bağlandıkları erkekleri buraya getirilinceye dek bekleyecekler. Saatinden tanıyacaklar kimini. Kimini bir düğmeden. Kimini bir sezyiyle sadece. Ue üç gün sonra bütün bu ölüler hep birlikte gömülecekler büyük bir çukura Seugileıini ue üzüntülerini gönderecek kral hazretleri. 0 milletvekili de orada olacak hani şu bilinen kişi. Son grende, madencilerin karşısına asker çıkaralım digen, görünecek çok kederliymiş gibi, parlak kara şapkası ışıldayacak başında, gidecek cenazenin arkasından ağır ağır şık iskarpinli ayakları. Ocağın sahibi de orada olacak, o herif ki, belki yüz kere demişti, anam auradım olsun madencilere at eti yedirmezsem. Papaz efendi de orada olacak. Çocukların nafakasıyla fare besleyen papaz efendi, dua edecek ağlamaklı ağlamaklı, yüreklerini parça parça edecek sendiklerini yitirenlerin, basabasa sözcüklerin üzerine palauralar sıkacak papaz efendi. Sayıp dökecek tehlikelerini maden ocağının ue madencilerin değerini sayıp dökecek ue yiğitliğini. Ue bütün gazeteciler, zehirlemek için kamugu, mürekkep harcamışlardı hani, denizler dolusu, "endüstrinin yıkıcılarına" ueryansın etmişlerdi hani, kimbilir ne acıklı öyküler döktürecekler. Ue halk üzülecek: "Ne acı!" diyecek, "Ne acı!". Unutulacak ama herşey, haftasına ummadan. Ue milleUıekili Ue maden ocağı sahibi Ue papaz efendi Ue gazeteler Ue beyni yıkanmış kamu deuam edecekler zehirlerini, kinlerine depo etmeye gelecek İlk büyük maden greninde boşaltmak için Bu akşam kadınlar maden ocağının başında beklese dursun tanrı bile görmüyor, tanrı bile ikiyüzlülüğünü ue utancını bu oyunun (şiir İngiltere'deki maden kazalarında ölen maden işçileri için İngiliz şair Joe Corrie tarafından yazılmıştır.)
|
|
 |
| derya_deniz |
Wednesday, July 02 2008 22:57 #18 |
|
|
Sevgilim Sevgilim, başlar önde, gözler alabildiğine açık, yanan şehirlerin kızıltısı, çiğnenen ekinler ve bitmez tükenmez ayak sesleri : gidiliyor. Ve insanlar katlediliyor : ağaçlardan ve danalardan daha rahat daha kolay daha çok. Sevgilim, bu ayak sesleri, bu katliâmda hürriyetimi, ekmeğimi ve seni kaybettiğim oldu, fakat açlığın, karanlığın ve çığlıkların içinden güneşli elleriyle kapımızı çalacak olan gelecek günlere güvenimi kaybetmedim hiçbir zaman... Nazım Hikmet Ran
|
|
 |
| derya_deniz |
Wednesday, July 02 2008 22:55 #17 |
|
|
Leylim - leylim dünyamızın yarısı Al - yeşil bahar, Yarısı kar olanda Gene kavim - kardaş, can - cana düşman, Gene yediboğum akrep, Sarı engerek, Alnımızın aklığında puşt işi zulüm Ve canım yarı geceler Çift kanat kapılarına karşı darağaçları, Mahpusanede çeşme Yandan akar olanda, Gelmiş yoklamış ecel Kaburgam arasından. Yoklasın hele... Çağıdır, can dayanmaz, Çağıdır, en çatal, en ası, Cehennem koncası memelerinin. Çağıdır, kırk gün - kırk gece Kolların boynuma kement, Ha canım kötüye inat... Vah ki ne desem, Kurşunları namlulara sürülü, İki elleri kan, Baskıncılar uykumuzu yıkar olanda, Alır yüreğim: Yankın yasak, aynalara. İnemem bahçende talan, Tam, boş yanı bu, derim namussuzun, Tam, bıçağım cehennem gibi güzelken, Aklıma düşüyorsun Ellerim arık... Bilmiş Bütün zulalar Eğri hançer, kara mavzer, kan pusu. Ve insan düşüncesinin o en orospu, O en ayıp, frengili yemişi, Çıldırtılmış uranyum Bilmiş, Bilsinler! Sana nasıl yandığımı Uuuuy gelin... İşte kan tutmuş korsanlar, Haramla beslenmiş azgın, Düzmece peygamberler Ve cüceleri Ve iğdiş ve aptal kölelerine karşı, İşte bir kez daha Bu can bendeyken, Delin, divanenim işte Uuuuy gelin... Bu yasaklar, Firavun kalıntısı. Yoksun, Akdan - karadan. Gizline, canevine kurulu faklar. Gün ola, umut kesip korkunç yetinden, Murdar tutkusuna dünyasızlığın, Gün ola, düşesin bekler. Düşme! Ölürüm... Gözlerinden, gözlerinden olurum. Leylim - leylim Ayvalar nar olanda Sen bana yar olanda. Belalı başımıza Dünyalar dar olanda. AHMED ARİF
|
|
 |
| derya_deniz |
Wednesday, July 02 2008 22:51 #16 |
|
|
1. Varamaz elim Ayvasına, narına can dayanamazken, Kırar boynumu yürürüm. Kurdun, kuşun bileceği hal değil, Sormayın hiç Laaaaal... Kara ferman çıkadursun yollara, Yarin bahçesi tarumar, Kan eder perçem Olancası bir tutam can, Kadasına, belasına sunduğum, Ben öleydim loooy... Elim boş, Ayağım pusu. Bir ben bileceğim oysa Ne afat sevdim. Bir de ağzı var dili yok Diyarbekir Kalesi... 2. Açar, Kan kırmızı yediverenler Ve kar yağar bir yandan, Savrulur Karacadağ, Savrulur zozan... Bak, bıyığım buz tuttu, Üşüyorum da Zemheri de uzadıkça uzadı, Seni, baharmışın gibi düşünüyorum, Seni, Diyarbekir gibi, Nelere, nelere baskın gelmez ki Seni düşünmenin tadı... 3. Hamravat suyu dondu, Diclede dört parmak buz, Biz kuyudan işliyoruz kaba - kacağa, Çayı kardan demliyoruz. Anam sır gibi saklar siyatiğini, "Yel" der, "Baharın geçer". Bacım, ikicanlı, ağır, Güzel kızdır, bilirsin. İlki bu, bir yandan saklı utanır Ve bir yandan korkar Ölürüm deyi. Bir can daha çoğalacağız bu kış. Bebeğim, neremde saklayım seni? Hoş gelir, Safa gelir, Ahmed Arif'in yeğeni... 4. Doğdun, Üç gün aç tuttuk Üç gün meme vermedik sana Adiloş Bebem, Hasta düşmeyesin diye, Töremiz böyle diye, Saldır şimdi memeye, Saldır da büyü... Bunlar, Engerekler ve çıyanlardır, Bunlar, Aşımıza, ekmeğimize Göz koyanlardır, Tanı bunları, Tanı da büyü... Bu, namustur Künyemize kazınmış, Bu da sabır, Ağulardan süzülmüş. Sarıl bunlara Sarıl da büyü. AHMED ARİF
|
|
 |
| savas42 |
Sunday, June 22 2008 18:23 #15 |
|
|
mazlumlarin astilerin zaferlerin savaslarin semalarin zilanlarin bize biraktigi bu emaneti dahasi onurumuzu namusumuza sahiplenmeye ve bu ugurda ölmeye haziriz.devrimci selamlarimla.
|
|
 |
|
|